Dostoyevski Yazarlar Şairler ve Biyografileri, Kültür Sanat
 


 
 

 
Kültür Sanat
Dostoyevski Yazarlar Şairler Ve Biyografileri

: Dostoyevski (30 Ekim 1821-25 Ocak 1881) :

Feodor Mihayloviç Dostoyevski 30 Ekim 1821 yılında Moskovada doğdu. Askeri doktor olan babası Mihail Andreyeviç Dostoyevski oldukça sert bir adamdı. En büyük tutkusu içkiydi ve ailesini sıkı bir disiplin altında yönetiyordu. Kocaman kız oldukları halde kızlarının yalnız başlarına sokağa çıkmasına izin vermezdi. Dört oğluna ise bir başçavuş sertilğiyle davranıyordu. Çok çabuk sinirlenir, çocukları ise kaçacak delik ararlardı. Adamın başka bir özelliği de cimriliğiydi. Durumunun iyi olmasına rağmen, çocukları 16 17 yaşına gelene kadar onlara cep harçlığı bile vermemişti. Anne Dostoyevski ve çocuklar, yaz aylarını Tulada geçiriyorlardı. İşte Feodor babasına hizmet eden köylülerle bu sırada tanıştı ve onlara bağlandı. Bu deneyim, çocuğun gelecekteki yaşantısı üzerinde çok derin etki yaratacaktı.
1837de annesini kaybeden Feodor, ağabeyiyle birlikte mühendislik okuluna girmek üzere başvurdular.

Karısının ölümünden sonra kendini büsbütün içkiye veren baba Dostoyevski ise artık çalışamaz hale geldi ve toprağına çekildi. Burada köylülere ve kölelerine o kadar . kötü davrandı ki en sonunda kendisini öldürmelerine yol açtı.

Feodor ise 1834 yılında mühendislik okulunu bitirip orduya katıldı. Kendisi için hiç bir anlamı olmayan bir hayata dalmıştı. Bohem çevrelere dadandı, maaşına ve topraktaki payından aldığı yıllık 5.000 rublelik gelire karşılık devamlı sıkıntı içindeydi. Bilardoya merak salmıştı ve hep kaybediyordu. Hayatı boyunca serseri yaşamı nedeniyle, son yıllarında kitaplarından sağladığı gelirin dışında hep yoksulluk içinde kıvrandı.

Bu garip kontrol dışı davranışlarına karşılık, hayatını baştan başa değiştirecek olay yaklaşıyordu. Edebiyatla ilgilenmeye başlamıştı ve işe Balzacın Eugenie Grandetsini Rusçaya çevirmekle başladı. Ordudaki hayattan da iyice sıkılmıştı. Abeyine 1843 yılında yazdığı mektupta, Askerlikten patatesten nefret ettiğim kadar nefret ediyorum diye yazmıştı. Ertesi yıl da daha fazla dayanamayarak istifa etti. Kararını kardeşine mektupla haber verirken şöyle diyordu: Hiç pişman değilim. Bir ümidim var. Romanımı bitirmek üzereyim. Orjinal bir eser olacak.

Dostoyevski, romanını Oteşestvenya Zapiski adlı ünlü bir edebiyat dergisinde yayınlatmayı ummuştu; fakat aradan bir yıl geçtiği . halde dergi, romanında önemli değişiklikler yapmadıkça, eserini yayınlamayı reddetmeye devam ediyordu. O da istenen değişiklikleri yapmak yerine, eserini kendi hesabına bastırmayı kararlaştırdı ve kazanacağı parayla borçlarını kapatabileceği umuduyla 1846da İnsancıkları yayınladı. Kitabı okuduktan sonra zamanın ileri gelen eleştirmenlerinden biri, ona şu mektubu gönderdi: Siz sorunun ruhunun en derinlerine varmış ve birkaç çizgide büyük bir gerçeği ortaya koymuşsunuz. Sizden rica ediyorum, yeteneğinizi değerlendirin ve ona karşı hep dürüst olun. Böylece büyük bir yazar olabilirsiniz.

Eserini öven yalnızca bu eleştirmen değildi. Dostoyevski bir gün içinde ününün doruğuna ulaştığını gördü. Ağabeyine, Herşey adeta bir mucize gibi oldu, diyordu.

Fakat üne kavuştuktan sonra iyice küstahlaşarak kendisine hayran olan insanlara sert şekilde davranan Dostoyevskinin bu tutumu, taşradan geldiği için alaya alınmasına ve küçük düşmesine neden oldu. İnsancıkların hızlı gelen başarısından sonra durgun ve başarısız bir dönem geçirdi. Saldırgan hareketleri yüzünden yapayalnız kalan yazarın borçları başına dert oldu. Bu yüzdende yazmaya yeterli zamanı ayıramaz olmuştu. İlk başarısını tekrar yakalayamayacakmış gibi görünüyordu. Edebiyat dünyasının kendisine karşı alaycı tutumu ise artarak devam etmekteydi.

İnsan ruhu, şeytanın tanrıyla savaştığı bir savaş alanıdır.

Bu çevrenin kapılarının yüzüne kapanmasıyla Dostoyevski bir başkasına döndü ve reformculara katıldı. Hükümet her türlü söz özgürlüğünü yasaklayan ve köylülerin kölelikten kurtulmalarını öngören yazıları sansür edecek çalışmalar . yapıyordu. Dostoyevski iki nedenden bu konuyla yakından ilgiliydi; biri yazar olarak, ikincisi de babasının Tuladaki toprağı yüzündendi.

23 Nisan 1849 yılında Çarlık polisi tarafından yatağında tutuklanan Dostoyevski, grubun diğer yirmi üyesiyle beraber 22 Aralıkta kurşuna dizilmek üzere Semyonevski alanına götürüldü. Tam asılacakken ölüm cezasının hapis cezasına çevrilmesiyle Omskaya gönderildi. Dostoyevski, dört yıl boyunca çektiği acıları, 1861de yayınlanan Ölüler Evinden Anılarda anlatmıştır. Dostoyevski biraz olsun toparlanabilmek için er olarak yeniden orduya girdi. Buradayken Ölü Evini yazmaya başaldı. Bir subayın karısı olan Mariya Isssyeve aşık olan Dostoyevki, subay ölünca dul eşiyle evlendi.

1858de sürgün dönemi sona erdi ve St. Petersburga dönmesine izin verildi. Ölüler Evinden Anıları burada tamamladı ve eseri kitap haline getirmeden önce, Vremya dergisinde yayınladı.

Karısı vereme yakalanmış, Sibiryadaki Tver şehrine dönmüştü. Dostoyevski bundan yararlanıp ilk defa yurt dışına çıktı; 1862de Paris, Londra ve Cenevreyi ziyaret etti. 1863te Romaya geçti. Ardından Almanya ve Danimarkayı dolaştı.

Karısının ve çocuğunun masraflarını karşılayabilmek için, edebiyattan kazandıklarını arttırmak hevesiyle kumara başladı. Rulet oynuyordu. Şansı yaver giden yazar bir gecede 10.000 frank kazandı ertesi gece 3000 frank daha ekledi. Ama bir gece sonra 5.000 dışında kazandıklarının hepsini kaybetti.

1864te karısını, ağabeyi Mihaili, dostu ve meslektaşı Apollon Grigoriyevi kaybetti.

1862 ve 1863 yılları arasında Avrupaya birlikte gittiği arkadaşı Pauline Suslovla evlenerek, ilk mutsuz evliliğini unutmayı tasarladı. Ancak Pauline, verdiği sözden caydı. Bu sırada Dostoyevski Suç ve Cezaüzerinde çok sıkı bir şekilde çalışmaktaydı ve oyalanmamak için Wiesbadene gitmişti. Pauline de bunu bahane edip aralarındaki ilişkiyi kesti.

Dostoyevskinin Wiesbadende bulunduğu sırada Yeraltından Mektuplar yayınlandı. Yeni bir deha ortaya çıkıyordu ve bu eleştirmenlerin ciddi şekilde ilgisini çekmeye başlamıştı. Bu sırada ağabeyi Mihailin ardında bıraktığı borçları da üstlenen Dostoyevski, yine mali sıkıntı çekiyordu.

Suç ve Ceza 1866da tefrika halinde yayınlandı. Bu sayede borçlarından kurtulabilir, maddi yönden bolluğa kavuşabilirdi, fakat bunun yerine daha da kötü duruma düştü. Kitabı çeşitli tepkilerle karşılaştı. . Çağının çok ilerisinde yazan yazar bir türlü tam olarak anlaşılamıyordu. Eserini bölüm bölüm yazarken yayınlamıştı. Daha bunu tamamlamadan yarıda bırakıp bir başka romana başladı; Kumarbaz.

Mümkün olduğu kadar çok yazmak büyük usta için bir tutku olmuştu ve bu yüzden gözleri bozuldu. Bu sefer genç bir steno tuttu. Adı Anna Snitkin olan stenoyla ilk defa 4 Ekim 1866da tanıştılar ve 8 Kasımda da nişanlandılar. 1867 Paskalya yortusundan önce evlenip balayı için Avrupaya gittiler. Yola çıkarken, niyetleri dışarda iki üç ay kalmaktı; fakat dört yıl geçmeden Rusyaya dönmediler. Dostoyevski en sonunda mutlu bir evliliğe kavuşmuştu. Karısı elinden geldiğince kocasına yardımcı oluyordu. Yazarın . sadece kitaplarına konsantre olması için, alacaklılarla ve gürültücü akrabalarıyla o başetti.

Yabancı ülkelerde bulunduğu sırada, Dostoyevski asıl ününü sağlayan beş büyük romanından üçünü yazdı; Budala, Ebedi Koca ve Ecinniler. Anna Dostoyevskinin ustaca yönetimi sayesinde bütün borçlar yavaş yavaş ödendi ve artık sadece rahat bir hayat sürebilecek kadar paraya sahip oldular. Büyük yazar, hayatında ilk defa mutluydu ve Rusyanın geleceği üzerine fikirlerine ve gazeteciliğe ayıracak zaman bulabiliyordu. Ama Dostoyevskinin gittikçe kötüleşen sağlığı, mutluluklarını gölgeliyordu. Daha çocukluğunda sara nöbetleri geçiren yazar gençliğinin başından itibaren bu hastalıktan çekmeye başlamıştı. Şimdi iyice başına bela olan hastalığı yazarı her an yazmaktan alıkoysa da 1879da belkide eserlerinin en büyüğü Karamazov Kardeşler üzerinde çalışmaya başladı. Aynı yılın sonunda roman, Russki Weistnik dergisinde tefrika edildi, ondan sonraki yıl boyunca da tefrika yayınlanmaya devam etti. 8 Kasım 1880de romanın son bölümünü yayınevine gönderdi.

25 Ocak 1881de yeniden hastalandı. Gece gelen krizden sonra artık pek fazla zamanı olmadığı anlaşılmıştı. Hasta . yatağında karısından ona Sefahatten Dönen Oğuldan parçalar okumasını istedi. Bir papaz da başında dua okuyordu. Son nefesini verinceye kadar aklı başında kaldı ve akşam saat sekiz buçukta öldü. Ölümünden sonra kitapları baskı üzerine baskı yapan büyük yazar, yalnızca Rus edebiyatında değil dünya edebiyatının gelişimde de büyük rol oynayan eserler yarattı. .

Eserleri
Roman
İnsancıklar (1846)
Öteki (1846, 1978)
Ev Sahibesi (1951, 1970)
Beyaz Geceler (1934, 1983)
Bir Yufka Yürekli (1957, 1985)
Netoçka Neznanova (1937, 1964)
Stepançikovo Köyü (1948, 1973)
Ölüler Evinden Anılar (1946, 1969)
Ezilenler(Ezilmiş ve Aşağılanmışlar) (1957, 1982)
Yeraltından Notlar (1973, 1985)
Suç ve Ceza (1945, [[1984]..Tam çıkış Tarihi 1966)
Kumarbaz (1941, 1986)
Budala (1941, 1985)
Ebedi Koca (1955, 1984)
Ecinniler (1960, 1984)
Delikanlı (1946, 1985)
Karamazov Kardeşler (1880)
Başkasının Karısı
Tatsız Bir Olay

Öykü
Amcamın Rüyası (1868, 1973)

Günlük
Bir Yazarın Günlüğü (günlük 1975)

Konuşma
Batı Çıkmazı: Puşkin Üzerine Konuşma (1975)

Ekleyen: Dilek - 30.08.2008 - 60 Okuma - 0 Yorum

Bu Sayfayı Yazdır
« Önceki Sonraki »
  Bu Konu Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?
 
 
Bu Konu İçin Yorum Yapılmadı. İlk Olmak İster misin?
İsminiz
E-Mail
Yorum
 
.
 

 

Kültür Sanat
Ziya Paşa Yazarlar Şairle
Ziya Osman Saba Yazarlar
Ziya Gökalp Yazarlar Şair
Zeki Ömer Defne Yazarlar
Yusuf Atılgan Yazarlar Şa
Yusuf Akçura Yazarlar Şai
Yaşar Nabi Nayir Yazarlar
Yaşar Kemal Yazarlar Şair
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Yahya Kemal Beyatlı Yazar
Vüs At O Bener Yazarlar
Vedat Nedim Tör Yazarlar
Vasfi Mahir KocatÜrk Yaz
Ümit Yaşar Oğuzcan Yazarl
Ülkü Tamer Yazarlar Şairl
Turgut Özakman Yazarlar Ş
Turan OflazoĞlu Yazarlar
Turgut Uyar Yazarlar Şair
Tevfik Fikret Yazarlar Şa
İbrahim Şinasi Yazarlar Ş
Kültür Sanat
RastGeLe KonuLar
Bebek Burçları
Cilt Tipleri Ve Bakım Öne
TaŞsiz Mezar
Rafet El Roman - Sonunda
Elma Sirkeli Ve Ballı Doğ
Seçimsel Astroloji
Beyin Ve Sinir Hastalıkla
Kırışıklıklara Karşı Mask
Mİhrİban
Sizinki Gavuşi De Benimki
Aslanogulları
Tüm PayLaşımLar
 
 

Ana Sayfa  |  Aşk Sevgi  |  Güzel Sözler  |  Kadınca  |  Konu Ekle  |  Reklam Ver               Sitemizde 1.640 Paylaşım Bulunuyor. Online 8 Kişi





• Günün Sözü •
* Daha iyi olmaya çalışmayan iyi olarak ta kalamaz. Oliver Cromwell *