1924te Konya’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nden mezun oldu. Konya’da ticaretle uğraştı. Bir dönem senatör seçilerek parlamentoya girdi (1967). Konya Kültür ve Turizm Vakfı’nın faaliyetlerini yönetti. Uzun yıllar "Çağrı" adlı edebiyat dergisini çıkardı. Geleneksel halk şiiri biçimlerini, çağdaş şiire başarıyla uygulayan şairlerimizden.
FEYZİ HALICI ESERLERİ:
ŞİİR:
Bir Aşkın Şiirleri (1947)
Masmavi (1952)
İstanbul Caddesi (1957)
Günaydın (1960)
Dinle Neyden (1960)
Gecenin Bir Yerinde İki Ceylan (düzyazı şiirler, 1966)
Selçukyada Aşk (1967)
:ARZUHAL
Bakışlarımla düğüm düğüm
Sana bir şeyler söyleyebilsem
Sabahlara kadar düşündüğüm
Sana bir şeyler söyleyebilsem
Hani ne bileyim masal gibi
Sularla haşır-neşir dal gibi
Bir okunmamış arzuhal gibi
Sana bir şeyler söyleyebilsem
Bakışlarımız aynı duyguda
Bir besteyi sürüklerken suda
Yarı uyanık yarı uykuda
Sana bir şeyler söyleyebilsem
Desem ki boşluklar bizi sarın
Ardında kalalım hudutların
Diliyle toz-pembe bulutların
Sana bir şeyler söyleyebilsem
Sen yemyeşil baharın burcunda
Mevsim erguvanları avcunda
Gül biten dizlerinin ucunda
Sana bir . şeyler söyleyebilsem...
:GÜVERCİN
Düşmüş kaleler gibiyim
Bir sözüm vardı söyleyecek
Acı sularda kaldı umudum
En yalın, en güzel, en gerçek
Yok, aşkın aydınlık çağrışımı
Artık hatıralar bile yılgın
Masmavi düşlerin sonrasına
Böyle mi olacaktı ayrılığın?
Sırılsıklam seni baştan yaşarım
Bir yağmur yağmasın hani ipince
Böyle tedirgin mi, mahzun mu olur
Bilemiyorum ah, insan sevince
Bir . yayan-yapıldak gelmesi değil
Ne hoş, bu yolların gitmesi sana
Karlı tepelerin ardında mısın?
Duysana, görsene, anlasana...
Düşmüş kaleler gibiyim
Bir sözüm kalmadı söyleyecek
Acı sularda kaldı umudum
En yalın, en güzel, en gerçek.
:İSTANBUL CADDESİ
Bu cadde İstanbul Caddesi,
Aziziye minaresinde çifte ezan
Nal sesleri, motor gürültüleri
Arasında kaybolursunuz bazan.
Burası dellal pazarıdır
Eski eşyaların satıldığı
Cömert oturak alemlerinin
Kayıtsızca anlatıldığı...
Ağzına kadar dolu dükkanlarda.
Duyun ki ne ümitler eridi!
Oturup seyredin şöyle-leyin
Cadde değil, sinema şeridi!
Bir para sesidir duyulmasın
Tekmil kulaklar kirişte.
Teraziler, vitrinler, hanımlar
Alışverişte...
Günbatı tarafından bizim dükkan
Halı, kilim, çepeçevre yanları.
Karşımızda çitlem çitlem bir otel
Duvarında banka ilanları...
Yolunuz İstanbul caddesine
Düşmez mi bir zaman, ne dersiniz?
Pahalılıktan falan konuşur
Bir acı kahvemizi içersiniz...
:GÜL, SONBAHAR, SONRA
Bir alev-gül baygın dudaklarında
Düş düş...
Yalnızlık ormanları kuytu
Bütün masallar büyümüş...
Oltalarda mercan balıklar
Yalnızlık denizleri, derin...
Düşünüyorum, kuytu odalarda
Bir güle uzanıyor ellerin...
Bir damla yaş gibi sıcacık
Bakışlarında eylül bahçeleri...
Bir gül gibi topluyorum usulca
Uykusuz geceleri...
Bir gül yaprağısın uzakta
Hayal gibi yok musun, var mısın?
Yalnızım, dertliyim, çaresizim
Duyar mısın?