Münasebetsiz, Fıkralar
 


 
 

 
Fıkralar
Münasebetsiz
Adamın birinin lakabı “Münasebetsiz Ahmet”miş. Yalnız münasebetsiz Ahmet Efendi davetlere ve seçkin toplantılara katılmadan edemezmiş. Nerede bir toplantı, orada Ahmet Efendi. Ne yapar eder, kendisini davet ettirirmiş.
Yine aileyle birlikte gidilen bir davet olduğunu duyar. Çalıştığı kurumun daire müdürü de davetlidir. Daire müdürüne:
“Abe itin olam, duydum yine bi yerde toplanimişsiz. Abe gurban olam, bahan bi gıyah çek. Allah’ın seversen ben de gelem”
Müdür:
“Oğlum senin yaptığın biri bini geçti. Terbiyesiz adam. Gidip bizi orada rezil ediyorsun. Sen iyisi mi gelme. Memleketin adını batırıyorsun”
Münasebetsiz Ahmet kendisini acındırarak:
“Abe, Vallah Billah yoh. Nikahıma, şerefime terbiyesizim ki yoh. (Gözlerini göstererek) Bah abe iki gözüm avucuma gele, sen gonuş dersin gonuşurum, sus dersin susarım”
Müdür:
“Oğlum, ben seni biliyorum, sen yine bi densizlik edersin” der.
Münasebetsiz Ahmet, aşırı ısrar edince, müdür dayanamaz ve:
“Peki” der.
Davete gidilir, yemekler yenir ve sohbete başlanır. Davetlilerin sohbete iştirakini sağlamak amacıyla hepsinin birer soru sorması kararlaştırılır.
Sorular sorulmaya başlar. Derken sıra bizim münasebetsize gelir.
Bizim münasebetsiz müdüre bakarak:
“Gusura bahmayın... Vallahi ben töbeliyim. Zaten ben bilmecedür, sorudur, ele şelerden çahmam. En eyisi siz beni atlayın.” der.
Konuklar ısrarla Münasebetsizin de soru sormasını isterler. Münasebetsiz müdürüne bakar, tiyoyu alınca da ayağa kalkar . ve sorusuna başlar:
“Şimdi arkadaşlar, bahan eyi bahın, elim cebimde, cebim delik, elimde ne var?”
Bunun üzerine ani bir kahkaha ve sonrasında sessizlik. Bayan misafirler kıpkırmızı, kafaları önlerinden kalkmıyor. Münasebetsizin müdürü utancından yerin dibine girmiş. Münasebetsiz yine yapacağını yapar.
Münasebetsiz durumu fark edince:
“Ne bozilisiz baba. Cebimdeki anahtar ha” der.
Konuklar ani bir rahatlamayla kahkahayı basarlar. Ve münasebetsizin bu esprisi gecenin esprisi olarak ilan edilir. Sorular devam ederken, Münasebetsize tekrar sıra gelir. Münasebetsizde tekrar kalkıp, sorusuna başlar yalnız bu arada yanlış anlamamaları için şart koşar.
“Elim cebimde, cebim delik, elimde ne var? ` deyince
Konuklar hep bir ağızdan:
“Anahtar” diye bağırır.
Münasebetsiz ise:
“Hadi baba bahan eyvallah. Heç işin dadı duzu galmadı.` der ve oradan ayrılır.
Ekleyen: CadoLozZz - 04.08.2008 - 74 Okuma - 0 Yorum

Bu Sayfayı Yazdır
« Önceki Sonraki »
  Bu Konu Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?
 
 
Bu Konu İçin Yorum Yapılmadı. İlk Olmak İster misin?
İsminiz
E-Mail
Yorum
 
.
 

 

Fıkralar
Soyaçekim Mi
Kimin Içinin Yandığı Bell
Ver Cüppesini Al Semerini
Sen De Haklısın
Hanım Uyan
Boğazından Yakalayacağım
Dostlar Alışverişte Görsü
Hayvanlar Kocaman Mı
İki Arşın
Henüz Uykum Yok
Mektubunuzu Okur Musunuz
Kıyamet Ne Zaman Kopacak
Tembellik Edeceğine çift
Sahuru Da Yemezseniz
Bu Ayağını Kaldıracaksın
Enini Boyuna Uyduracaktı
Keçiyi Içeri Al
Yalan Olduktan Sonra
Döve Döve Helva Yediriyor
Kazan Doğurdu Kazan öldü
Fıkralar
RastGeLe KonuLar
Asaf Halet Çelebİ Yazarla
Mustafa Sandal Aşka Yüre
Bir Deliye Aşık Oldum
Sekste Başarı Ipuçları
Cinselliği Olumsuz Etkili
Beyaz Msn Ifadeleri
Berksan Öpüşelimmi
Evlilik Tebrik Mesajları
Verem Nedir?
Şeyh Galip Yazarlar Şairl
Oku Sevgilim
Tüm PayLaşımLar
 
 

Ana Sayfa  |  Aşk Sevgi  |  Güzel Sözler  |  Kadınca  |  Konu Ekle  |  Reklam Ver               Sitemizde 1.640 Paylaşım Bulunuyor. Online 7 Kişi



• Günün Sözü • " Şan - şöhret ateş böcekleri gibidir, uzaktan pırıl pırıl yanar, fakat yakından bakınca ne sıcaklığı vardır, ne de ışığı.- John Webster "