Elazığlı bir genç İstanbul`da ünüversite tahsili yapmaktadır. Yalnız genç ailesinden fena halde çekinen, korkan birisidir. Babasının sert yapılı oluşu, onun hareketlerini bir hayli sınırladığı için, sürekli annesi vasıtasıyla, babasına isteklerini bildirmektedir.
Bir gün üniversitenin tatile girdiği bir sırada, Elazığlı genç annesi vasıtasıyla babasına evlenme isteğini gönderir. Babası da her işin bir vakiti, zamanı saati, dakikası hatta saniyesi olduğunu belirtip, önce okulunu bitirmesini söyler.
Bizim genç, okulu bitirip, tekrar aynı teklifi iletir ve tekrar aynı cevabı alıp, askere gitmesi hatırlatılır. Elazığlı genç askere gidip, gelir Aynı teklif tekrar iletilir. Bu kez de cevaba iş kurup birkaç yıl çalışması eklenir.
Bizimki tam bir adam olmuştur. Yaş neredeyse otuz olmuş. Babasının her dediğini yapmıştır. Artık evlenme zamanı gelmiştir.
Bu kez kendinden daha emin bir, şekilde aynı teklifi gönderir. Malesef yine aynı cevabı alır. Bizimkinin artık dayanacak sabrı kalmamıştır. Gidip iyi bir kafayı çeker ve babasının karşısına çıkar:
` Yav baba ben deyimki artığ beni everesin.`
Baba
` Oğlum acele etme, her işin bir vakiti, zamanı, saati, dakikası hatta saniyesi var` der demez, genç sinirlenip, babasına
` Baba ya beni ever. Yada sana bela olurum` deyince
Oğlunun çok kızdığını gören, baba:
` Oğlum, vakit, zaman dakika, hatta saniye tamamdır.` der. |