Dinlediğim şarkının, içtiğim sigaranın bir tadı olmuyor artık. Çünkü biliyor musun ki sevgilim unuttum seni. Bundan sonra yoksun artık benim için. Sen sadece bi takıntı, tutunduğum bir hayalmişsin benim için. Seninle bilrikte hayallerimden de vazgeçtim ben. Gözyaşlarımda terketti beni ve gerilerinde taşlaşmış bir yürek bıraktılar. Onların armağanı bu bana. Çünkü artık ne seni düşünüyorum ne de senin için ağlıyorum. Ama taştan bir kalple yalnız bıraktılar beni. Yapayalnızım artık. Belki bunun böyle olmasını ben istiyorum. Çünkü artık insanları ve o sahte gülüşleri istemiyorum. Yapayalnızım artık ey yar. Bana giderken çok güzel şeyler bıraktın. Taştan bir kalp ve koca bir yalnızlık.
Koca bir şehir ve küçücük bir ben. Ama sığamıyorum artık bu şehre, çıkıp gitmeleri deniyorum her defasında ama bu sefer koca bir yalnızlık karşılıyor beni. Hiç birşey düşünmeden tasa etmeden sadece anımı yaşıorum herkesin dediği gibi. Ya benim kırılan küçücük kalbim, incinen ruhum ne oluyor kim veriyor bunun hesabını... Herks geri kaçıyor, korkuyor. İşte be yine kendimle başbaşa kalıyorum. Seviorum artık bu yalnızlığı. Çünkü bir tek o kırıp incitmiyor beni. Ağlamak istiyorum, ağlayamıyoru. Anlatamıyorum kimseye derdimi. Bu nasıl ağır ve acı birşeydir biliyor musun ey yar. Sende anlayamazsın çünkü o yalnızlığa bu koca şehre beni gömüp giden sen oldun. Artık sana . bir daha yazmayacağım korkma. Çünkü herşeyiyle bitirdim seni içimde. Hoşçakal korkak prensim... hoşçakal büyük sevdam... hoçakal HAYATIM.....